BAŞKALAŞAN AŞK

BAŞKALAŞAN AŞK



adını anmak güzeldi

dos
t ağızlarda sana dair cümlelerin

ıs
latılma...

ad
ını anmak...

ksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel

a
vuntularına sırt çevirip senden söz açmak...

bi
raz gülünç, biraz sitemkar...

zeldi...

a
dının türkçedeki yankısı özeldi...



s
eninle yoğurt yemek, kendi Kanlıcanlı,

s
ülalesi kandilli yoğurtçunun mekanında...

d
enize amors durup, yüzüne

c
epheden bakmak güneşli bir mavilikte....

güzel
di..



ipe sa
pa konuşlanmaz bahanelerle elini tutmak,

yüzü
nde

zyıllık bir hasreti gidermek güzeldi...



Güz
eldi'li geçmiş zamanları düşünüyorum

şimdi...

cümlelerimiz öznesiz... umursayan yok

Kanlı
ca'daki yoğurdu...



ve eşik
teki öpücük, tarih bilinci olmayan bir

aşkın m
ührüdür artık...

.....................................................Ahmet Ege CİN
[ Dash a comment ] [ No comments ]
# Posted on Sunday, 23 December 2007 at 11:36 AM
Edited on Thursday, 10 January 2008 at 3:55 PM

Eiffel (1887-1889)

Eiffel (1887-1889)
Eiffel kulesi 1887-1889 yılları arasında Fransansız devrımın 100.yıl anısna yapılmıstır......
yapıcısı Gustef Eifel olarak bılınir fakat asıl mımarı Muriche Kauchie trafından sipariş edılmış, Staphien Sauvestre tarafından yapımıstır....
Yapım sırasında 3.000 işçi,18 038 adet demir parcası ve 2 5 milyon perçinle bir araya getirmişlerdir...
200 000 metrekare alana sahip 60 ton boya ile boyanır.... bu boyama masrafları toplam 3 000 000 ¤ ...
Ve şuana kadar topalam 400 kişi intihar etmiştir ( yanıı bu yazının yazıldıgı bu ana kadar )
# Posted on Sunday, 23 December 2007 at 10:44 AM

((((( Kötü Haber babaya Nasıl Verilir ))))) gercek yasanmıs bi olayy ve bu kız benım kız arkadaslarımdan biri

                          (((((  Kötü Haber babaya Nasıl Verilir   )))))     gercek yasanmıs bi olayy ve bu kız benım kız arkadaslarımdan biri
İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız ( yani benim manyak kız arkadasım ) Ankara'daki babasına telefon etmiş;
- ''B
aba, merhaba Ben Lale''.
-
''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?''.
-
''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''.
- ''Ha
yırdır? Bi sorun'mu var?''.
Kız ağlama
ya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;
- ''N'
ooldu kızım? anlatsana''.
- ''Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş''.
- ''Ne
evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin'de bosaniyorsun''.
- ''Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı'ya ben onunla evlendim''.
- ''iyi hal
t ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın''.
- ''Boşan
alım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış''.
- ''Pü
üh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?''.
-
''Ama babacığım O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını''.
-
''Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı ögleden sonra Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları''.
- '
'Sağol baba Eeee şey bi'de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var''.
Adam artık i
yice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur;
- ''Kürtaj'
mı? Bi'de hamile'mi kaldın o çocuktan sen?''.
- ''Asl
ında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı... Zaten o yüzden ayrılıyoruz'ya''.
A
dam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır;
- ''
Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını''.
- ''İsters
en hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü''.
Adam mas
anın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür;
- ''Okuldan
'mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenle'de evlendiricem''.
- ''O iş z
or be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben''.
- ''Al
lahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa... kesin o zencidendir''.
-
''Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır''.
Güm diye
bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
-
''Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. Adresini ver bakim''.
- ''Mahmu
tpaşa Karakolu'ndayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında''.
- ''Karakol'mu? bi'de karakola'mı düştün layyynnn? Ne yaptın?''.
- ''Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse'ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım''
Adam a
rtık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya başlar;
- ''Ba
bacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım''.
Bu
nun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır;
-
''Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul'da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin''...
# Posted on Sunday, 30 September 2007 at 10:02 AM
Edited on Thursday, 10 January 2008 at 3:46 AM

Şiirlerini Al Hikayelerimi Geri Ver


Şair; olmuyor, böyle sevda çekilmiyor



Şiirlerini al, hikayelerimi bana geri ver




Anılar mı? Bırak onlar sürünür gider ..................








[ Dash a comment ] [ No comments ]
# Posted on Thursday, 27 September 2007 at 1:26 PM
Edited on Saturday, 29 September 2007 at 8:14 PM

˙·٠BeLki BiR GüN YaşLaNaCağıM, AmA AsLa BüYüMeYeCeğiM


Ah Bir Çocuk Kalsak

Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
Üç taş, üç cam olmalıydı hayat.
En büyük kavgamız gazoz kapağından çıkmalıydı
ve en büyük acımız
öğretmenimizin başka şehre tayini olmalıydı.
Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
Büyüme özenmeliydik büyümeden...
İnsan dediğin,
yürüdükçe yorulan, yoruldukça ağlayan bir taş değil mi?
Çözmesi zor değil.
Sen ansın, yaşanan zaman...
# Posted on Sunday, 23 September 2007 at 7:44 AM
Edited on Thursday, 10 January 2008 at 3:26 PM